Doğumhanenin havası, Arda’nın ilk nefesini alıp, ağlamasıyla bir anda değişiverdi. Doğumu gerçekleştiren ekip derin bir oh çekti ve Arda’nın çığlıklarına gülerek karşılık verdiler. Yaklaşık 12 saattir devam eden zorlu bir doğumdu. Ama asıl zor olan doğum değil hamilelik süreciydi. 8 ay önce hamilelik haberini almalarıyla
Zor bir güne uyanmak
Mehmet ve Aysun ilk çocuklarının olacağı haberini aldıkları günlerde mutluluklarını henüz yaşayamamışken 6 şubat depreminin haberi ile sarsıldılar. O sabah Mehmet telefonuna gelen sayısız cevapsız çağrıya dönmeye çalışıyordu. Depremin haberini aldıklarında yaşadıkları sevinç kısa sürdü. Mehmet, Nefes isimli arama kurtarma derneğinde gönüllü olarak çalışıyordu. Deprem sebebiyle bir an önce bölgeye gitmesi gerekiyordu. Bebek haberi sonrası deprem bölgesine gitme kararı Aysun’u kızdırmıştı.

“Tamam, beni düşünmüyorsun. Doğacak bebeğini de mi düşünmüyorsun?” deyip duruyordu Aysun. Mehmet onu sakinleştirmeye çalışsa da başaramadı. Ancak kararı netti… Akşam ekiple ilk uçağa binip Malatya’ya uçtular. Artık tablo yavaş yavaş netleşiyordu. Büyük bir yıkım vardı, binlerce insan göçük altında kurtarılmayı bekliyordu. Aysun deprem bölgesinde olan biteni daha iyi anlayınca aslında Mehmet’e haksızlık yaptığını anladı. Yakın arkadaşları, akrabaları Aysun’u arayıp Mehmet için tebrik ediyorlardı. İçindeki öfke duygusunun yerini artık gurur almıştı.
Heyecanlı bekleyiş
Mehmet geri döndüğünde ise genç çift heyecanla bebeklerini kucaklarına alacakları anı bekliyorlardı. Hamileliğinin 5. ayında bir gece çok şiddetli bir sancıyla uyandılar. Acilen hastaneye gittiler. Nöbetçi doktor pek iyi şeyler söylemedi. Her an erken doğum olabileceğini, sürecin alanında uzman bir doktor tarafından takip edilmesi gerektiğini anlattı. Riskli gebelik takibi yapan iyi bir doktora ihtiyaçları vardı. Ancak gittikleri tüm doktorlar böyle bir vakanın sorumluluğunu almak istemediler. Aysun çok üzgün ve ümitsizdi…

Hastane çıkışı Mehmet ve Aysun depremzede bir aileyi ziyarete gitti. Laf lafı açtı. Konu, Aysun’un riskli gebelik öyküsüne geldi. Depremzede ailenin oğlu Hakan, Cerrahpaşa tıp fakültesinde okuyordu. Riskli gebelikte uzman bir hocası olduğunu söyledi. Hiç beklemeden randevu alıp muayeneye gittiler.

Gittikleri profesör onları çok rahatlattı. Evet risk vardı ama çözülemeyecek bir problem değildi.
Hakan da Aysun’a destek oldu. “Abla sen merak etme, Mehmet abimin bu kadar insanda emeği var. Bu yardımlar elbette karşılıksız kalmaz.”
İyiliğin karşılığı
Bu kadar zorlu geçeceği söylenilen süreç su gibi akıp geçmişti. Hatta doğumun olduğu gün ekibe bu konuda uzman başka bir profesör de katıldı. Arda’nın ilk nefesi alıp hayata başladığı an Aysun’un zihninde yeni kapılar açmıştı . Şimdi anlıyordu Mehmet’in nefes verdiği insanlar oğluna nefes olmuştu aslında. Bundan sonra o da başkaları için nefes olmak istiyordu. Çünkü bu hayatta yapılan hiç bir iyilik karşılıksız kalmıyordu…