EMEĞİN DOKUNDUĞU YUVA

Esra, derin bir nefes alıp merdivenleri çıktı.  İçerideki koku onu oradaki ilk gününe götürdü. Şeyma Hanım ile danışmanlığa başlayalı neredeyse iki ay olmuştu.

Arkadaşının tavsiyesiyle gelmişti Esra. Beş yıllık evlilik bağı çekişmelerle, tartışmalarla kopmaya başlamıştı.  Kendi çabasıyla bir çözüm arayışına girmiş, Şeyma Hanım’ın samimi yaklaşımı sayesinde nihayet içini dökebilmişti.

Ailesinden bahsetti; babasını yıllar önce kaybetmişti. Annesi başka bir evlilik yapınca evde kendini dışlanmış hissetmişti. Ablaları ve ağabeyi çoktan kendi yuvalarını kurmuştu. Üniversiteyi yakın bir şehirde okumuş; yaz tatilleri dışında memleketine gelmemiş, tüm vaktini yurt odasında geçirmişti.

Son sınıfta eşiyle tanıştığında çok mutluydu; nihayet kendi “yuvasını” bulduğunu sanmıştı. Süreci uzatmadan evlendiler. Başlarda her şey yolundaydı. Aile apartmanında oturmak, hayalini kurduğu o kalabalık aile ortamı ona iyi gelmişti. Fakat zamanla kayınvalidesinin beklentileri onu yormaya başladı.

Evleri çok eskiydi, eşyaları ise kayınvalidesinin tercihiydi. Giderek her şey gözüne batmaya başlamıştı. Eşine sık sık, “Biz neden başka bir yere taşınmıyoruz?” diye soruyordu. Bu konuşmalar çoğunlukla tartışmayla bitiyor, Esra bu ilişkide her geçen gün kendini daha değersiz hissediyordu.

Mutsuz bir kadına dönüşmüştü. Eşiyle tartışmadıkları günlerde bile çok az konuşuyorlardı; vaktin çoğunu üst katta, kayınvalidesinde geçiriyorlardı. Kendi annesinin de artık başka bir yuvası vardı ve oraya nadiren gittiklerinde de kendini sığıntı gibi hissediyordu.

Bir gün Esra eşine, “Başka bir eve, kiraya çıkalım. Ben de işe girer, sana destek olurum,” dedi. Eşi “Kendi evimiz varken kiraya çıkmak mı? Bu evin her yerinde emeğim var. Babamla birlikte yaptık, her köşesinde bir hatıram var. Bir daha bu konuyu açmanı istemiyorum!”

Esra uzun süre ağladı. Evliliğindeki iletişim sorununu çözmek istiyordu ama eşiyle ortak bir noktada buluşamıyordu. İşte bu yüzden, o koltukta bulmuştu kendini.

Odada bir süre sessizlik oldu. Esra kısık bir sesle, “Benim ne zaman kendime ait bir yuvam olacak, merak ediyorum,” dedi. Şeyma Hanım tebessümle sordu: “Sence yuva nedir?”“Bilmiyorum, gerçekten bilmiyorum… Bir evim var ama kendimi orada mutlu ve güvende hissetmiyorum. Sanki her şey bana yabancı gibi, bir türlü benimseyemiyorum.”

“Peki, neden evini bir yuvaya dönüştürmeyi denemiyorsun?”

Esra hayal kırıklığıyla baktı: “Eşyaları mı değiştireyim? Hepsi yeni ve eşim bunu asla kabul etmez.”

Ortak Emek Yakınlaştırır

Şeyma Hanım, “Öyle bir değişimi kastetmedim,” dedi. “Eşinle birlikte, az bir maliyetle mevcut eşyaları dönüştürmeye ne dersin? Birlikte bir şeyler ortaya koymak, birlikte evinize emek vermek ilişkinize de iyi gelecektir.”

Esra’nın gözleri ışıldadı. Kafasında fikirler uçuşmaya başlamıştı bile. Vedalaşarak eve gitti, heyecanla eşinin dönmesini bekledi. Eşi gelir gelmez planını anlattı. Genç adam, uzun süredir Esra’yı bu kadar mutlu ve heyecanlı görmemişti. Bu fikir ona da sıcak geldi ve kabul etti.

Her gün işten sonra birlikte evin bir bölümünü yeniden dizayn ediyorlardı. Bir ayın sonunda evin eski halinden eser kalmamıştı. Duvarlar boyanmış, kapı kulpları değişmiş, mobilyalar boyanarak yenilenmişti. Duvarlara küçük tablolar asmış, küçük dokunuşlarla sıcaklık katmışlardı. En önemlisi; Esra eve emek verdikçe, evi benimsemeye başladı. Her köşe onun için daha kıymetli hale gelmişti. Yabancı bir ev, sıcak bir yuvaya dönüşmüştü. 

Haftalık görüşmelerinde yaptığı her detayı danışmanına heyecanla anlatıyordu. Artık o mutsuz ve değersiz hisseden kadın gitmişti. Akşamları eşiyle keyifle çay içip sohbet ediyorlardı. Esra, yıllardır özlemini duyduğu o aidiyet duygusuna sonunda kavuşmuştu.

Sevgi emektir…

İnsan; harcadığına, uğruna emek harcadığına değer verir ve onu sever. 

Esra da eşiyle birlikte emek verdikleri evinde bu mutluluğu tatmanın keyfini yaşıyordu.

Çünkü bir evi inşa etmek için tuğlalar yeterlidir; ama bir yuvayı inşa etmek için iki kalbin aynı şeye emek vermesi gerekir.

“EMEĞİN DOKUNDUĞU YUVA” için 11 yanıt

  1. Nurd avatarı
    Nurd

    İnsan emeğini sever 💗

    Loading spinner
  2. Aysel Kaya avatarı
    Aysel Kaya

    insanın gercekten kendini ait hissetmediği yerde hissettiği duygu değersizlik. Ama okuduğum yazı bunu çok güzel anlatmış kendi emegini kattığında senden bir şeyler olduğunda orayı kendinin gibi kendine ait hissetmeye başlıyorsun. Demek ki bu his bize her zaman hissettirilen değil bizim kendimizde yapmadıklarımızdan dolayı hissettiğimiz his gibi düşündürdü. Teşekkür ederiz. Ellerinize saglık yeni bir düşünce kapısı açtı açıkcası bu yazı.

    Loading spinner
    1. Melek Kömürlü avatarı
      Melek Kömürlü

      Bende ilk okuduğumda, sahi gerçekten de. Karşısındakini şuan müdahale edemeyecegi şeye değilde, kontrolünde olan kısma yöneltmek ve oradan bir aile olmayı sağlamak, iyi bir yonlendirme. Böylelikle aralarında bir ilişki oluyor. Sonra birbirlerine değer veren çiftler galiba geliyor.

      Loading spinner
  3. Ayşe B. avatarı
    Ayşe B.

    Ortak hedefler insanların kalbini birbirine ısındırıyor. Ayni çatı altında yaşamak bir evliliği sürdürülebilir yapmaz.

    Loading spinner
    1. IB avatarı
      IB

      İki kalbin aynı hedefe bedel ödemesi, işte ilişki 🙂

      Loading spinner
  4. RD avatarı
    RD

    İnsanın içine dokunan bir yazı. Hayatın her alanında emek vermek yuvayı,insanı,ilişkiyi,… kıymetlendiriyor.

    Loading spinner
    1. Fatih avatarı
      Fatih

      Ortak emek harcanarak yapılan her şey daha değerli daha kıymetli . İlşikideki bağ daha da güçlenir , İletişim artar, sevgi daha da anlamlanır.

      Loading spinner
  5. Bayram avatarı
    Bayram

    Sevgi emek ve fedakarlıktir.

    Loading spinner
  6. Fatoş avatarı
    Fatoş

    İnsan kendisi değiştiğinde etrafındaki herşeyin anlamıda değişiyor aslında, güzel bir yazı olmuş👍🏼

    Loading spinner
  7. Semra N avatarı
    Semra N

    Kesinlikle insan emek verdiği şeye sahip çıkıyor, benimsiyor. O zaman keyif alıyor💕

    Loading spinner
  8. Nermin Y. avatarı
    Nermin Y.

    Emek harcamak, çabalamak, gayret etmek kendi iç dünyamızı zenginleştiriyor.
    Emek ne demek diye araştırdığımızda internette o kadar çeşit bilgi çıkıyor ki; “Emek, bir amaca ulaşmak veya bir değer üretmek amacıyla harcanan fiziksel ve zihinsel çabanın, yani insan gücünün bütünüdür. Hem bireysel bir yetenek hem de ekonomik, toplumsal ve kültürel gelişimin TEMEL TAŞI olarak kabul edilir.” Gibi daha neler neler yazıyor. Bu yazı sayesinde bana Emeğin, çabanın önemini tekrar tekrar araştırmam gerektiğini hatırlattığın için çok teşekkür ederim. Emeklerinize, yüreğinize sağlık.

    Loading spinner

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading spinner